Yalıtımlı Alüminyum

Ana sayfa / Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi pilot dönemi başladı: alüminyum kapsamda

Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi pilot dönemi başladı: alüminyum kapsamda

Türkiye, 2025’te yasalaşan İklim Kanunu ile temelleri atılan Emisyon Ticaret Sistemi’nde (ETS) 2026 başı itibarıyla pilot uygulamaya geçti. Pilot dönem 2026-2027 yıllarını kapsıyor; sistemin tam anlamıyla devreye girmesi 2028’de başlayacak birinci uygulama dönemiyle olacak.

Alüminyum sektörünü doğrudan ilgilendiren tarafı şu: alüminyum, pilot dönemin kapsadığı sektörler arasında.

Kimler kapsamda?

Pilot dönem; çimento, demir-çelik, alüminyum ve gübre sektörlerinde faaliyet gösteren ve yıllık 50.000 ton CO₂ eşdeğerinin üzerinde emisyon kapasitesine sahip tesisleri kapsıyor. Yani sistem, sektördeki her firmayı değil, belirli bir büyüklüğün üzerindeki üretim tesislerini hedefliyor.

Pilot dönemde ödeme var mı?

Hayır. Pilot dönemde işletmelere kıyas (benchmark) yöntemine göre yüzde 100 ücretsiz tahsisat veriliyor ve mali yükümlülük uygulanmıyor. Bu dönemin amacı para toplamak değil; izleme, raporlama ve doğrulama (İRD) altyapısının test edilmesi ve piyasa mekanizmalarının oturması.

Yükümlülüğün mali tarafı 2028’de başlayacak birinci uygulama döneminde devreye giriyor. Bu, kapsamdaki tesisler için pilot dönemin bir “prova” olduğu anlamına geliyor — ama raporlama altyapısını bugünden kurmayanın 2028’de hazırlıksız yakalanması muhtemel.

Neden şimdi ve neden alüminyum?

Zamanlama tesadüf değil. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM/SKDM) de 1 Ocak 2026’da kesin uygulama dönemine geçti ve alüminyum, mali yükümlülüğün başladığı ilk ürün gruplarından biri. CBAM’ın mantığı, ihracatçının kendi ülkesinde ödediği karbon bedelini mahsup etmesine izin vermek üzerine kurulu.

Yani Türkiye’de bir karbon fiyatlandırma sistemi kurulmuş olması, AB’ye ihracat yapan Türk alüminyum üreticisinin AB sınırında ödeyeceği bedeli azaltabilecek bir düzenek anlamına geliyor. Ulusal ETS’nin sanayinin CBAM maliyetlerini düşürmesi bu nedenle bekleniyor.

Alüminyumun bu listelerde yer almasının sebebi üretimin enerji yoğunluğu: birincil alüminyum üretimi elektroliz esaslıdır ve kullanılan elektriğin kaynağı, ürünün gömülü emisyonunu belirleyen en önemli etkendir. Hurdadan (ikincil) alüminyum üretimi ise birincil üretime kıyasla çok daha az enerji gerektirir — bu fark, karbon fiyatlandırmasının olduğu bir düzende doğrudan maliyet farkına dönüşür.

Sektör için pratik anlamı

Yapı sektörüne profil ve sistem üreten firmalar açısından bu düzenlemeler orta vadede üç başlıkta karşılık buluyor:

  • Ölçme zorunluluğu: ürünün gömülü emisyonunu hesaplayabilmek, artık ihracatın önkoşulu haline geliyor.
  • Geri dönüşüm oranı: ikincil alüminyum kullanımı, hem karbon ayak izi hem maliyet açısından belirleyici oluyor.
  • Belgelendirme: yeşil bina sertifikasyonu ve yapı malzemesi çevresel beyanları (EPD) ile ETS/CBAM raporlaması aynı veriye dayanmaya başlıyor.

Sistem, İklim Değişikliği Başkanlığı, EPDK ve EPİAŞ tarafından koordineli olarak yönetiliyor.

Türkiye’deki üretim yapısı hakkında ayrıntı için alüminyum fabrikaları ve alüminyum profil üreticileri sayfalarına bakabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Tesisinizin kapsama girip girmediği ve yükümlülüklerinizin kapsamı için bağlayıcı olan, yürürlükteki Emisyon Ticaret Sistemi mevzuatının güncel metnidir.